Yaşa ulan!

May 22, 2007

Hiç

Filed under: Hayat Memat — Baris @ 10:26 pm

Hiçbir şey yapmadığımı hissediyorum.

May 20, 2007

Ya kilise, ya deniz, ya da saray

Filed under: Lirik — Baris @ 12:54 am

Don Kişot ve beraberindekiler; bir handa karşılaştıkları esirden hayat hikayesini anlatmasını isterler. Esir, uzun hikayesini anlatırken laf arasında babasının verdiği bir nasihati aktarır:


İspanya`mızda bir deyiş vardır; bence uzun, bilgece tecrübelerden çıkarılmış bütün özlü deyişler gibi bu da çok doğrudur; der ki: Ya kilise, ya deniz, ya da saray. Daha açık söylemek gerekirse, Güçlü ve zengin olmak istiyorsan, ya Kilise`ye gir, ya denizlere açılıp tüccarlık sanatını icra et, ya da sarayda krala hizmet et.

La Mancha`lı Yaratıcı Asilzade Don Kişot / Miguel de Cervantes Saavedra

May 17, 2007

Afişe oldum

Filed under: Dönmesem başladığım yere..., Hayat Memat — Baris @ 1:27 am

AFFT`nin geçen seneki Beypazarı gezisinin ardından düzenlenen sergiden kalan bir afiş.. Bilin bakalım ordaki cyborg kim?

May 16, 2007

Uzak

Filed under: Baris'in gözüyle — Baris @ 2:25 am

Tanrıyı eğlendirmek istiyorsan / If you want to make god laugh

Filed under: Lirik — Baris @ 2:20 am
Eğer tanrıyı eğlendirmek istiyorsan, ona planlarından bahset.

If you want to make God laugh, tell him about your plans.

Woody Allen

May 10, 2007

Trio C Tot De Derde

Filed under: Baris'in gözüyle, Hayat Memat — Baris @ 2:56 am

Here comes C Tot De Derde (drums…)

Bu adam da mutlu

Filed under: Dönmesem başladığım yere..., Hayat Memat — Baris @ 1:12 am

Onu öperken gözlerini kapatıyorsan bu gerçek sevgidir.

——————————————————–

If you’re closing your eyes when kissing her, then you love her, indeed.

Mutlu adam ve kanyak

Fotoğraf/Photograph by: Ayşegül

22 Nisan/22nd April, Amasra.

May 5, 2007

Mutlu adam

Filed under: Hayat Memat — Baris @ 12:57 am

Mutlu olmak çok zor değildir bazen,
Bazen, küçük ve güçsüz dalgaları gözünüze kestirip
sahilde onlarla oynamaya başlarsınız.
Bez ayakkabınız ilk yakalanışınızda kenarlarından su alır.
Ayağınız ıslanır.
ve mutlu olursunuz.

Mutlu adam ve deniz

May 4, 2007

Koca koca adamlar

Filed under: Hayat Memat — Baris @ 11:33 pm

Erken seçimler Temmuz`da yapılacakmış. Üstelik yeni cumhurbaşkanını da yan sandıktan seçecekmişiz.

Koca koca adamlar oturmuş, bana doğumgünümde kötü bir hediye vermek için uğraşıyor.

İhaleleriniz yok mu sizin!

Amatör Foşuculuk ve Fatletizm Topluluğu

Filed under: Hayat Memat — Baris @ 11:02 pm

Dün, AFFT (Çankaya Üniversitesi Amatör Film ve Fotoğrafçılık Topluluğu)`den İrem`in önerisi ve Ayça`nın katılımıyla gerçekleştirilen 1. Geleneksel Koşu Bayramı kapsamında yapılan 2×800 (Bknz. 800 metre nasıl belirlendi?) koşusu sonucunda bacaklarımdaki her bir bukle kası hissetmekteyim. Sanıyorum bir kaç gün daha sürecek.

En zor kısım ise tabii ki başlamaktı. Kendimizce belirlediğimiz ısınma hareketlerinden (Bknz. Isınma hareketleri nasıl belirlendi?) sonra piste şöyle bir baktım. Isınma yaptığımız kısım pistin başlangıcından 100 metre kadar sonraydı ama yine de pistin sonu görünmüyordu. Çok koyu bir sis piste çökmüştü ve ileriden uğultular geliyordu. Üstelik ısınma hareketlerine başladığımızda yanımızdan geçip pistin ileriki kısımlarına gidenlerin hiçbiri dönmemişti. Ya başlarına bir şey gelmişti ya da hala sonuna ulaşıp dönememişlerdi. Ki iki durum da felaket demekti. Kararımı verdim (Bknz. Karar nasıl verildi?). Artık dönemezdim. Koştum, koştum.

Ama ikinci tur sonunda dilim dışarı çıktığında bile ilk lafım “ilaç gibi geldi” olmuştu. Bu kadarcık koştuktan ve morali toprak pistte bıraktıktan sonra eve gelip “ulan zaten yağ bağlamışız, bir moral bozukluğu daha koymaz bize” diyerek bir de nefes tutma denemesine giriştim. Onda da 2.23 sonunda gırtlaktan önce diyafram kasılmam başladı. Sanıyorum vücudum ilk uyarı olan gırtlak kasılmasına gerek duymadı. Ki daha önce diyaframımın gırtlaktan önce kasıldığını hatırlamıyorum. Durum kötü, spor yapmak lazım.

Yine de teşekkürler arkadaşlar, AFFT ile hep daha uzağa :)

~ 800 metre nasıl belirlendi? ~
Biri: Ne kadar koşmuşuzdur?
Diğeri: 800-900 vardır.
Biri: Dur bakayım, pistin yarısından başlamıştık.
Öteki: İşte şu mavi sopalardan başlamıştık.
Biri: Evet evet kesin 800 var.

~ Isınma hareketleri nasıl belirlendi? ~
Biri: Sen ne yapıyorsun?
Diğeri: Isınıyorum.
Biri: Neye göre?
Diğeri: Dalıştan hatırladığım bir seri var.
Biri: İyi hadi onu yaptır.
Öteki: Biz de aslında basketbolda antrenman öncesi şöyle bişiyler yapıyorduk.

Öteki: Bir esnemede ne kadar bekliyorsun sen?
Diğeri: Sıkılıncaya kadar.
Öteki: Biz 8 saniye beklerdik.
Diğeri: Hııı..

~ Karar nasıl verildi? ~
Biri: Evet arkadaşlar ben ısındım, dönüyorum.
Öteki: Hayır koşacağız, koşacağım diye geldim ben.
Biri: Peki.
Diğeri: Hadi şu mavi sopadan başlayalım..

May 1, 2007

Mızıka

Filed under: Hayat Memat — Baris @ 10:08 pm

Mızıka`nın ağzımda bıraktığı metalik tadı özlemişim. Sanıyorum en son Finike`de, ilkokuldayken çalmıştım. Bugün, bir kaç gündür misafirimiz olan Hollandalı dostlarımızdan etkilenerek gittim bir mızıka aldım kendime. Ne güzel alet yahu bu. Kulağım parmağımdan hızlı olduğu için gitarla kendimi ifade edememenin acısını çıkartıyorum bir kaç saattir. Tavsiye ederim.

Aslında yaptıkları müzikten -sadece küçük kardeş olan- mızıkanın yanında büyük birader akordeonu da çalacak kadar etkilenmiştim ama fiyatlarından dolayı önce Finike`ye gidip babamın akordeonunu bulmam gerekecek. Onu da babamın elinde sadece bir kez görmüştüm. Yine Finike`de, ilkokuldaydım. Tam da Coos`un akordeon çalmaya başladığı yaşlardaydım.

O yaşlarda, üstelik öylesine ilginç bir alet nasıl oldu da ilgimi çekmedi bilmiyorum. Üstelik, bu karşılaşma Finike şartlarına göre büyük bir şanstı. Örneğin, piyanolu evde büyüyen biriyle tanıştığımda özenirim ama bu aklıma gelmez. Ya da mızıkayı çocuk oyuncağı olarak mı gördüm de sonradan devam etmedim, hatırlamıyorum.

Bildiğim bişiy var, o da 9`la 23 yaşım arasında sadece ıslık çaldığım.

Bir dakika, bir dakika.. Peki blok flüt sayılır mı?

Hmm.. demek sayılmaz..

Peki öyleyse..

Sadece ıslık..

Powered by WordPress