Onüç Günün Mektupları
Ali, son yazılarından birinde Cemal Süreya`nın Sevda Sözleri`nden bahsetmiş. Hemen arkasından okunmak üzere bir kitap da ben önereyim mi? Kitap deyince korkmayın hemen; bitirebilmek için öyle durakta dolmuşta otobüste sarmanıza gerek yok. Kısa bir kaç bölümden oluşuyor (”tamam, Oruç Aruoba da çok kısa yazar ama otobüs kaçar” demeyin, bu ondan da değil). Kendinizi verebileceğiniz -ve sonrasında da bir süre bir şeylerle uğraşmayacağınız- bir kaç saatinizi ayırın ve 1972 Temmuz`una gidin. Eşinizin on üç gün boyunca hastanede yattığı ve sizin, onsuz gittiğiniz her yerde -bir kahvede bile- kağıdı kalemi çıkarıp ona mektup yazdığınız o yaza…
Cemal Süreya / Onüç Günün Mektupları
Aslında, bu gibi özel kalması gereken şeylerin yayınlanması konusunda hala çekincelerim var. Hele hele bu kitapta olduğu gibi mektuplar da el yazısı ve çizimlerle birlikte birebir yer alıyorsa. Kapalı oturum tutanağı değil ya bu; belli bir süreden sonra gizliliğini yitirsin.
Kitaptan bir alıntı olarak, kendisi de şöyle düşünüyor:
…
Bir de şiir yazıyorum bu arada. Ayrı bir şiir. Uzun bir şiir. Hiç yayımlanmayacak. Sende kalacak. Bir şairin, sevdiğine en büyük armağanı, yayımlanmayan, hiç de yayımlanmayacak bir şiir olabilir. Böyle düşünüyorum. Her yıl böyle bir şiir yazacağım sana. Saklarsın. İstersen ben öldükten sonra yayımlarsın. Ben ölene dek yayımlamak yasak. İstersen sen de hayatın boyunca sakladıktan sonra Memo`ya verirsin. O ne isterse yapar.
…
Bir de, ideefixe bağlantısı filan vermiyorum (sanki bulamazsınız ya!). Kızılay`a gidip YKY’nin raflarında arayınız. Benzer kitapları “Yazarın tüm kitapları” ya da “O kitabı alanlar bunları da aldılar” bağlantılarından bulmayınız. En azından bu konuda eski köye yeni adet getirmeyiniz.