LES, Garfield ve Şarap
Dün gece, ortaokuldan, liseden ve Antalya`daki bilumum eğitim öğretim kurumlarından arkadaşım Onan bendeydi. LES`e yaklaşık 10 saat varken yaptığımız “girsek mi girmesek mi?” tartışmasında çarpışan fikirlerden “o kadar para verdik oğlum, girelim” kazandı (diğeri “yahu zaten o kadar para verdik bir de sınav stresine sokmayalım bünyeyi” idi) ve girmeye karar verdik. Sonra da, “zaten bu saatten sonra çalışsak ne yazar” diyerek bir şişe Kayra Cumartesi Roze eşliğinde Garfield`ı izledik.
İyi de etmişiz. Kim demiş, “sınavdan önce erken yatın”, “katiyen alkol almayın” diye. Bir önceki sınavda yetişmeyen sayısal kısımda, boş olarak işaretlediğim sorulara dönüp 3-5 tanesini çözdüm, sözeli de 20 dakika filan erken bitirdim. Demek ki neymiş, sınavlardan önce gece 2`lere kadar film izleyip şarap içmek gerekiyormuş. Ancak, bu durumun şaraptan mı yoksa filmden mi olduğunu henüz öğrenemedik (büyük ihtimal şaraptan ama). Yine de, öğrencilerin sık karşılaştığı bir durum olan “çalışmamışlık ve ertesinde gelen soru çözmede güçlük” sorununu da çözüme kavuşturmaktan dolayı mutluyduk.
Boşuna dememiş Hayyam,
“Bilir misin, yüceler yücesi Tanrı,
Şarap ne zaman çoşturur içenleri?
Pazar, pazartesi, salı, çarşamba, perşembe,
Bir de cuma, cumartesi günleri.”