Doruk Performans / Başarının Zihinsel Dinamikleri
Bir yarışı veya maçı bir gün kazandırıp başka bir gün çok daha düşük bir performansla kaybettiren şeyin, fiziksel antremanların dışında faktörler olduğunu farkedince, hemen onları aramaya başlıyoruz.
Böyle başlıyor Dr. Turgay Biçer`in, Yaşamda ve Sporda Doruk Performans / Başarının Zihinsel Dinamikleri adlı kitabı… İçinde, stres yönetimi, özgüven, zihinde canlandırma teknikleri ve konsantrasyon gibi spor psikolojisine yönelik bir çok konu var ve bunlar olimpiyat şampiyonlarından diğer başarılı sporculara kadar değişik kişilerden örnekler verilerek anlatılmış. Eğer bir spor dalıyla uğraşıyorsanız -ve hatta uğraşmıyorsanız bile- okumanızı öneriyorum.
Anlatılan şeyler gerçek hayata çok uzak gibi görünse ve bir çoğumuzda “fiziksel antreman zihinsel antremandan daha yararlıdır” görüşü yerleşik olsa da en azından bu yöntemlerden bir tanesini deneyin.
Dün, “Olumlu Konuşma” bölümünde yer alan “Olumsuz Düşünceleri Yönlendirmek” başlıklı kısımda yer alan 3 adımı uyguladım ve işe yaradı. Bir önceki serbest dalış antremanında çeşitli sorunlardan dolayı konsantre olamamış ve hatta 1-2 denemede suya bile girmemiştim. Dün sabah ta durum aynıydı. Öğlenki denememde ise “anında” bu düşünceleri kafamdan tamamen attığımı farkettim; günüm de güzel geçti antreman da. Şu an bile Pazar sabahı olan sorunlar hiç olmamış gibi hissediyorum.
Sanırım kendi duygularımızı her aşamada kontrol etmemiz mümkün; bu sadece inanılmaz geliyor. Kitapta sürekli vurgulanan bir kavram da bu: zihinde canlandırma. Örneğin, Michael Jordan`ın kariyeri boyunca neredeyse hiç bir maçta kötü oynamaması; zihninde olumlu bir durum yaratıp her maçta onu canlandırmasıyla açıklanmış (kitapta kendi ağızlarından zihinde canlandırma tekniklerini uyguladığını söyleyen sporcular da var). Acaba Michael Jordan zihinde canlandırma tekniğini uygulamıyor mu; yoksa hayatı boyunca başından maça yansıyacak kadar olumsuz bir olay geçmedi mi?