Yaşa ulan!

November 15, 2005

23 yaş ve İdealizm

Filed under: Hayat Memat — Baris @ 3:19 pm

Dün bir ay kadar önce iş görüşmesi yaptığımız bir firmanın patronuyla görüştüm ve orada çalışmakla ilgili kararımı söyledim. Paraya ihtiyacım olmasına, maaşın önceki işimden fazla olmasına ve çalışma ortamında önceden tanıdığım arkadaşlarımın olmasına rağmen şirketin çalışma alanından dolayı orada mutlu olamayacağımdan bahsettim ve teşekkür ettim. Bir sonraki soru ise iş bulup bulmadığımdı.. Ben de henüz aramadığımı ve diploma alana kadar da ciddi olarak iş aramayacağımı söyledim. Bunun üzerine ilgilendiğim alanlarla ilgili işleri olabileceğinden ve bu durumda beni aramalarını isteyip istemediğimi sordular, ben de arayabileceklerini söyledim.

Telefonu kapattığımda kendimi biraz garip hissettim ve aklıma şu laf geldi: “Kişi 22 yaşından önce idealist, 22 yaşından sonra ise kapitalisttir”. 23 yaşındaydım ve 1 yaş farkıyla hala bu genellemenin dışında hissediyordum. Umarım uzunca bir süre daha bilindik istatistiklerde ortalama değer olmadan hayatıma devam edebilirim.

Bazı kararlar vardır; doğru olduğunu hissedersiniz ancak elinizde olmayan sebepler ve sistemdeki diğer etkenler yüzünden yanlış çıkma korkusu hissedersiniz; sonuçta ortak bir doğru yoktur. Bu karar da aynen böyle bir şeydi aslında.. Paraya ihtiyacım olduğu için işi kabul etmekle buna rağmen etmemek arasında bir süre gidip geldim ancak eski işimden edindiğim en büyük tecrübelerden biri olan “ruhsal rahatlığın da ekonomik rahatlık kadar önemli olduğu”ndan hareketle bu kararı verdim. Doğruluğunu ise zaman gösterecek.

3 Comments »

  1. İşte anlatmak istediğim tam da budur. Senin bahsettiğin gibi durumlarda kaldığımda, ideolojilerin ve düşüncelerin zamanla eskiyeceği, “ben seni 5 yıl sonra görürüm,” tarzı söylemlerle, kendi değişikliklerini herkese uygulanabilir sananlara karşı söyleyecek daha çok sözüm olduğunu biliyorum. Dünyanın beni getireceği konum elbette ki, o bahsedilen “kapitalist” öğretiye çok uygun bir ortam olabilir; dışarıdan bakıldığında ben, gerçekten de o sistemin içinde olmuş olabilirim lâkin bir insan, yaşayabilmek için yapmak zorunda kaldığı eylemler nedeniyle, o işe/düşünceye ait sayılamaz.

    Olmak istememişsem, değilimdir.
    Ancak 22 yaş öncesinin sıkı devrimcileri, solcuları, halkçıları, 22 yaşından sonra kapitalist olmuşlar ve bunu hayat biçimi haline getirmişlerse demek ki bunu istemişlerdir.

    İdealizm, bir seçim değil, bir yaşam biçimidir; seçim olan Kapitalizmdir. Tebrik ediyorum, hem de gönülden, en samimi duygularımla.

    Not: Buradan senin düşüncelerini ve hayat biçimini belirlediğim sanılmasın lütfen. Sadece yaptığın bu hareket beni heyecanlandırdı da ondan yazdım. Elbette ki düşüncelerini ve duruşunu bilmiyorum. Ne olursa olsun, ortak paydada buluştuk burada. Saygılar.

    Comment by Ali Ünal — November 15, 2005 @ 3:37 pm

  2. Öncelikle, teşekkürler,

    Burada “ben seni 5 yıl sonra görürürüm” söylemine özellikle vurgu yapmak istiyorum. Bu lafı duyunca gözümün önüne; bir kapıdan geçmek isteyip de geçemeyen; ancak yine de kapıdan geçmeyi deneyecek diğer kişilere yol vermek yerine kapının önünde duran kişiler geliyor. Bu kapı uzun zamandır denendiği için de inanılmaz bir kalabalık var şu an ve kapıyı zar zor görebiliyoruz.

    Halbuki, yapılması gereken, bu gibi söylemlerle idealizmi köreltmeye çalışmak yerine o ana kadar sarfettiği kapıdan geçme çabalarında başına gelenler ve karşılaştığı zorluklarla beraber tecrübelerini paylaşması olmalı. Sonuçta, dediğin gibi, istesek de istemesek de kapitalist bir sistemin oyuncularıyız ve yaşamak için yapmak zorunda olduğumuz şeyler var. Önemli olan, oyunun tüm kurallarına uymaya çalışmak yerine, oyunda kalmamıza yetecek kadar kurala uyarak biraz daha oynanabilir bir oyun yaratmaktır bana göre.

    Saygı, sevgi.

    Comment by Baris — November 15, 2005 @ 3:58 pm

  3. o laf 25 yas icin solenmistir. 22 yas icin diil. ayrica senin 22 yasinda mezun olmamis olman isin baska bi boyutu. keza sen 83lusun olm hala 22 yasindasin. allam bi yorumda bu kadar tespit yapilmaz ki!

    Comment by onur — November 17, 2005 @ 4:56 pm

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Leave a comment

Powered by WordPress